25 Kasım 2016

#Sağlık



Merhaba! 
Yeni bir başlıkla karşındayım. Bir gıdacı olarak bu başlığı açmalıydım.
Öğrendiklerimi bir yandan kendimde uygulayıp diğer yandan sizinle paylaşmayı çok istiyorum.
Çünkü günümüzde gıdalara bir çok katkı maddesi katılıyor.
Bu katkı maddeleri önceden,
-İnsan sağlığını korumak
-Raf ömrünü uzatmak
-Besin değerini korumak veya artırmak
-Kaliteyi artırmak gibi birçok amaçla kullanılırken...
Şimdi ise;
-Kötü malı gizlemek
-Üretim hatalarını saklamak
-Bozulmuş gıdayı maskelemek için de kullanabiliyorlar.
Tabi ki yiyecek sektöründe ki herkes böyle değil.
Sadece bazı insanların daha çok para kazanma arzusu, maalesef insanların hayatıyla oynayabilecek kadar bencilce bir düşüncedir.

Gıda katkı maddeleri en çok küçük çocukları etkilemektedir.
Günlük beslenmede çocuklar patates cipsi, patates kızartması, şekerleme, dondurma ve meyveli içecekler gibi hazır besinlerle beslenmektedir. Bütün okul hayatı boyunca bu şekilde beslenen bir çocuğun vücuduna aldığı katkı maddeleri hiç de az değildir.

Dikkat etmemiz gereken kısımlar;
-Son kullanma tarihi. 
>Bildiğimiz halde çoğu zaman pasif kaldığımız bu madde en önemlisi diyebiliriz.
Hatta üretim tarihiyle son kullanma tarihi arasında büyük bir zaman varsa onları bile almaktan çekinmeliyiz.
-Ambalajı olmayan, yırtılan ürünleri kesinlikle almamalıyız.
-Fiyatı çok düşük ürünlere şüphe ile bakmalıyız.
-Hazır gıda yerine ev yemekleri tercih edilmelidir.
>Bu maddede pasif kaldığımız bir madde. Fakat çok önemlidir.

Kısaca toplayacak olursak,
Ben bu konunun içine daldıkça daha da dikkat etmeye başladım çünkü toz pembe bir hayatta yaşamıyoruz. Bazı insanlar bencil ve onların bu bencil hareketleri birçok insanın sağlığını etkileyebiliyor. 

Bu bölümde hangi yiyeceklerde hangi katkı maddelerini kullanıyorlar ve bunlar insan sağlığını ne boyutta etkiliyor bunları paylaşacağım.

Gelecek yazımda görüşmek üzere.

EKALE



Devamını Oku »

23 Kasım 2016

Derdini bana anlat.

Merhaba Dostum!
Üç gün oldu Kırşehir'e geleli. Bu kadar özleyeceğimi tahmin bile etmezdim.
İnsanın alıştığı yerden kopması ne kadar zor öyle.
Evi ve ailemi çok özlemiştim. Evdeyken de yurdu özlediğim gerçeği var tabi.
Lisedeyken bunun hayalini çok kurardım. Acaba üniversiteyi nerede okuyacağım?
Yurtta kalacak mıyım? Yurt ortamı nasıl? gibi bir sürü soru.
Ve hiç inanmazdım başka bir şehre tek başıma gelebileceğimi.
Şimdi o günleri düşünüyorum da insan hayali kurduğu şeyleri gerçekleştiriyor olması gerçekten çok güzel bir şey.
Ben belki tam anlamıyla gerçekleştiremedim ama yine de mutluyum.
Belki de benim istediğim gibi gerçekleşseydi her şey, bu kadar mutlu olamazdım.
Dostum,
Bazen hayat bize istediklerimizden farklı şeyleri sunar.
Eğer biz onları olduğu gibi kabul eder sabredersek, daha mutlu olabiliriz.
Geçen sene Dil bölümü diye ağlarken şimdi şükürler olsun diyebiliyorum.
Hayallerimiz olmalı elbette! fakat,
 Allah bizi, kendimizden çok daha iyi biliyor.
Bizler olmayan şeyler için üzülmeyi bırakıp daha farklı çözümler bulmalıyız.
Mesela Dil bilen bir Gıdacı olmak gibi. :)

Dostum,
Şuan içinde ne sorun var tam olarak kestiremiyorum.
Sadece ona odaklan ve yaz.
İçinden her geleni yaz. 
Benimle paylaşmak istersen bana mesaj atabilirsin.
Okurum ve hatta senin için çözümler de bulabilirim.
Sadece içinde ki sorun her neyse onları büyütmeni istemiyorum.
Çünkü Allah sorunlarımızdan daha büyük.
Şükürler olsun.

EKALE


Devamını Oku »

18 Kasım 2016

Beni Tanıyın!



Esma KALE
Dünyadakilerin ''Bir sen eksiktin!'' demelerine inat 23.06.1998'te ''Hey, millet! Ben geldim.'' deyip Sivas civarlarında bir yerlerde yaşamaya başladım.
Ailem okula gitmem için beni altı yaşıma kadar ikna etti.
En sonunda dayanamayıp 2005'te ağlaya ağlaya okula başladım.
Gözümü açıp kapadım ve liseyi de pek iyi notlar olmasa da bitirdim.
Şimdi Kırşehir'de üniversite okuyorum.
Ve bu sırada geziyorum, okuyorum ve bir çok etkinliğe katılıyorum.
Okuyorum demişken;
Aslında okuma alışkanlığı olmayan biriydim.
Bir ara okumaya başladım işte.
Ve Ali Ural'ın Posta kutusundaki mızıka kitabına aşık oldum.
Beni etkileyen bu kitap sayesinde bir blog açmaya karar verdim.
Ve şimdi de sizlere yazıyorum.
Aslında amacım hayatımda paylaşmaya değer gördüğüm şeyleri sizlere sunmaktı.
Galiba bloğum bu amaçtan birazcık şaştı.
Şimdi toparlanma zamanı!!
Artık bloğumda her şeyi bulabileceksin.
Yanımda olduğun için teşekkür ederim Dostum! 
Alt tarafa bloğunun adresini bırak.
Seni takip etmeyi çok isterim.

Hoşça Kal.
Devamını Oku »

17 Kasım 2016

Özlemişim

Dostum,
Vize haftasını da geride bıraktım. Ne zaman geldi? Ne zaman bitti? Farkında bile olamadım.
Vizeden sonraki hafta eve gideceğimi bildiğim için çok heycanlıydım.
İlk vizelerim şaşırtıcı derecede güzel geçti.
Şaşırtıcıdan kastım vizelerden çok korkuyordum.
Bu yüzden korkarak hazırlandım. Bazı sınavlarıma tam hazırlanamadım.
Okuduğum okulda geçme notu olduğu için bir çok üniversiteliden 'ooo yandın.' gibi tepkiler aldım.
Geçme notunun 60 olduğunu duyduklarındaki tepkileri saymıyorum bile.
Buna rağmen sadece 2 dersim kötü.
Onları da inşallah finallerde kurtarırım. :)

Vizeden sonraki hafta ders işlenmeyeceğini vizelerden bir hafta önce öğrendim.
Tabi küçük hazırlıklar başlamıştı bile bende.
Veeeee
Eve kavuştum.

Dostum,
Yurtta yaşayanlar biraz halimden anlar.
Eve adım attığımda ayağımın altında hissettiğim halı yumuşaklığı bir başkaydı.
Evet! komik. Halıyı bile özlemişim. :D
Üniversiteyi dışarıda okumayı çok istedim.
Hayır. Pişman değilim.
Ama bu kadar özleyeceğimi tahmin etmezdim.

Dostum,
Özlenmek ve özlemek çok güzel bir duygu.
Mesela şuan evdeyim ve yurdu özledim. :)
Her şeyin tadı farklı.
Önemli olan hayattan zevk almak. ^^


EKALE
Devamını Oku »

14 Kasım 2016

Her Kimse.

Sevgili Dost,
Nedir seni benden ayıran şeyler?
Aramıza girenler kimler?
ve
Benim için ne kadar değerliler?

Dostum,
Aramıza giren her kimseler...
Benim için önemliler.
Bu yüzden beni senden, seni benden uzak ettiler.

EKALE
Devamını Oku »